Bitmez

Bugün yazacaklarım bitmez.. O kadar çok bekledim. O kadar sustum o kadar çok konuşmadım, o kadar çok diyeceğim var ki..

Bir de O’nu düşünün… O yüzden bana laf düşmez, ne haddime. Yazmayacağım, daha hiçbir şey diyememiş olsam da

En büyük tesellim ne biliyor musunuz? Bunların hep onun için olduğunu bazen zor olsa da nihayetinde görmek.

Unutmam diyemeyeceğim. Unuturum insanım. Ama Allah hep hatırlamak nasip etsin.

Bugün düşünmekten başımın döndüğü bir gün oldu.. Uyumam gerekli artık. Ama unutmak da istemiyorum. Daha fazla düşünmek iyice anlamak istiyorum. Gözden kaçırdığım bir şey olmasından endişem herhalde.

Aslında sanki son damlasına kadar sıkıp çıkarmak biriktirip saklamak istiyorum.

Çok düşündüm. Ne sormak istediğini anlamak için. Ne sorduğunu anlamak için düşündüm. Gururum düşünme derken kalbim bu muhabbetin gururla kirlenemeyecek kadar sıradışı olduğunu söyledi. Aslında haksız bile olsaydı buna değerdi çünkü onu haklı çıkaracak güç bendeydi inşallah.

Bir muhabbet hasıl olmuştu daha önce bilmediğim. Öyle sanıyorum ki bu onun insanlar arasında murad ettiği kardeşlikti.

Bana neden diye sormuştu. Muhabbetin nereden hasıl olduğunu soruyordu. Öyle zannediyorum ki bu, manevi alemden gelen uhuvvet cilvesinin vücud bulmasıydı.

Böyle bir uhuvvetin gerçekliğine inanmaya başlamam bu muhabbetin hem bir sebebi hem de bir sonucuydu. Tabi ki bunu aklımdan atamamam normaldi. Muhabbetin ışığı hep parlıyordu.

Uhuvvet yolundaki muhabbet hem de nasıl celb ederdi beni, ah bir bilseniz.. Karşılık beklemem normal değil miydi? Surlara çarpıp geri döndükçe de üzülmem.. Hem de ne kadar tabi bir neticeydi. Manevi alemimde yolunu gözlediğim yoldaş, birçok derdin belki devası, kardeş bu değilde başka ne olabilirdi? Herkesin dilinden düşürmediği o kardeşliği, ben mutlak istikamette gerçek kardeşlik olarak bulsam muhabbetim boyut değiştirmez miydi?

Tabii değiştirirdi. İşte bundandır hayalkırıklıklarım. İşte bundandır içimi yakması.

Bir nebze olsun yüreğime su serpildi. Dinledim. Belki bir şey değişmeyecek ama artık karşılıksız sevginin dostluğu bana yetecekti. Artacaktı.

Belki de murad buydu. Şayet gözlerine baktığımda muhabbetimi görebiliceksem, muhabbetini göremesem de bildiğimden artık emin olmam kendimi bir ölçüde aştığımı da göstermez miydi?

Muhabbetini özleyeceğim bir gerçek. Ama artık zaman kendi ufuklarıma bakmak zamanı belki de…

Artık tek muradım kalbimi temiz tutmakta. Her baktığımda sadece bir anlığına da olsa şüphe etmediğim hakiki muhabbeti kendi içimde bulmakta..

En sağlam direniş: Kalbi temiz tutmak

Bugünün anlam ve önemi aslında bu başlıkta gizli.

Geçenlerde yine iyi bir insan olmaya karar vermiştim. Başlamak bitirmenin yarısıdır derler. Hiçbir zaman tam olarak iyi olamayacağımızı ya da her zaman daha iyi olabileceğimizi varsayarsak aslında hiçbir zaman da iyi insan olmaya başlayamayız tam olarak.

Demem o ki; aslında iyi insan olmaya başlarken bocaladığımız yerler olacak. Ama önemli olan bocaladığımızda, takılıp düştüğümüzde kalkmak ve iyi insan olma umuduyla ileri bakmak.

Bunu hissettim bugün. Başlamaktan daha önemlisi hatırlamak. Unutmamak demiyorum. Hatırlamak. Ama hergün bir saniye de olsa hatırlamak. Gerçekten başladığımdan(!) beri bir an bile hatırlamak yetiyor. Neyse konu başlığını kaçırmayayım.

İşte iyi insan olmanın omurgası herhalde bu sözdür. Kalbi temiz tutmak. İlgilimi çeken kısmı ise direnişin en sağlam kısmının bu olması. Kim dediyse haksız sayılmaz…

Bugün çok mutlu oldum. İnsanlarla iletişimin çok farklı bir boyutuydu bu. Bunu da hiç unutmamayı diliyorum. Bunun rahatlığı ayrı bir şey :)

Not: Ne nije zapamtij, da je ne zaboravlijaj. Ovo je prekretnica korijena.

Yine iyi bir insan olmaya karar verdiğim günlerden birindeyiz. Ya da şöyle diyelim. Gün geçmiyor ki iyi bir insan olmaya karar vermeyeyim.

Boşa giden emeklerim, kendime yaptığım haksızlıklar, akıp giden zaman…

Buna bir son vermek lazım.

Belki yine hiçbir şey değişmeyecek. Yine zaman boşa gidecek, yine boş yere emek sarfedeceğim belki. Ama umulur ki iyi bir insan olma yolundan şaşmayayım. Ben niyetimi halis tutayım, çalışayım.

Gerisi kendiliğinden hallolur inşallah. Su akar yolunu bulur. Aslında boşuna kürek çekiyoruz ve hiçbir şey kazanmıyoruz. Yani kazanılmayacak şeyler için kürek çekiyoruz ama farkedemiyoruz.

Farkedince çok geç oluyor. Öyle olmaz inşallah.

İyi bir insan olmak dileklerimle…